Cannes Günlükleri 2026 #5: Das geträumte Abenteuer, Notre salut, L’Inconnue

Geçtiğimiz hafta ödül töreni gerçekleşen 79. Cannes Film Festivali’nin ardından Öykü Sofuoğlu ödülleri ve yarışmadan öne çıkan üç filmi inceliyor. 

Backrooms: Haritasız Bir Muamma

Kane Parsons imzalı Backrooms, seyirciyi bilinçdışının çıkışsız labirentlerinde kâbusvari bir yolculuğa çıkarıyor.

Cannes Günlükleri 2026 #4: Ödül Tahminleri

79. Cannes Film Festivali bu akşam düzenlenecek ödül töreniyle son buluyor. Selin Gürel, ödül gecesi öncesi öne çıkan ihtimalleri değerlendirdi.

Cannes Günlükleri 2026 #3: Minotaur, Fjord, Coward, Gentle Monster

79. Cannes Film Festivali’nde sona yaklaşılırken ana yarışma filmleriyle ilgili genel bir hayal kırıklığından söz etmek mümkün.

Cannes Günlükleri 2026 #2: Soudain, Sheep in the Box, Fatherland

79. Cannes Film Festivali tüm hızıyla sürerken merakla beklenen pek çok film seyirciyle buluşmaya devam ediyor.

Cannes Günlükleri 2026 #1: Histoires parallèles, El ser querido

Bu yıl 79. kez düzenlenen Cannes Film Festivali, 12 Mayıs akşamı açılış filmi The Electric Kiss’in gösterimiyle başladı.

Düşüşün Tınısı: Zamanın Yankıları

Düşüşün Tınısı, geniş bir çiftlik evinde farklı zamanlarda geçen dört öyküyü bir araya getiriyor.

Kurtuluş: Dışarıda Bırakılan Hakikat, İçeriyi Kuran Fantazi

Berlinale’de Gümüş Ayı alan Emin Alper imzalı Kurtuluş, yakın dönemin en fazla tartışma uyandıran filmlerinden biri oldu. Sebahattin Şen, filmin politik sinema tartışmasıyla ilişkili olarak nasıl bir temsil dünyası yarattığına yakından bakarken, filmde görülenler kadar dışarıda bırakılanların da izini sürüyor.

Berlinale’nin Ardından: Ödüller ve Tartışmalar

Ali Deniz Şensöz yazdı: “Berlinale’de bu yıl politik tartışmalar geçtiğimiz yıllardakinden bile daha hararetliydi.”

Sırat: Mayın Tarlasında Dans

Oliver Laxe imzalı Sırat, seyircide yarattığı şok etkisiyle son yılların en heyecan verici filmlerinden biri.

Hamnet: Ağla, Açılırsın

Müthiş bir acıyı büyük bir maharetle estetize eden ve klişeleşmiş semboller kullanmaktan kaçınmayan Hamnet ile melodram türü Hollywood’a geri mi dönüyor?

Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim: Dolmayan Boşluklar, Kapanmayan Delikler

Mary Bronstein’in ikinci uzun metrajı Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim, kırklı yaşlarında bir anne olan Linda’nın kızının hastalığıyla verdiği mücadeleye odaklanıyor.

Kokuhō: Sahnede Kızışmış Rekabet

Geçtiğimiz yılın en ses getiren filmlerinden Lee Sang-il imzalı ‘Kokuhō’, Japonya’da gelmiş geçmiş en yüksek hasılatı elde eden animasyon dışı sinema filmi olarak tarihe adını yazdırdı.

Gizli Ajan: Aslında Her Şey Çok Açık

Kleber Mendonça Filho, yeni filmi Gizli Ajan’da çeşitli sinema gelenekleri arasında mekik dokuyor ve ortaya “ajansız bir casus filmi” çıkarıyor.

Yabancı: Tanıdık Bir Yabancı

François Ozon yeni filmi Yabancı’da Albert Camus’nün aynı adlı romanını olgunluğun verdiği cesaretle uyarlıyor.

Aşktan Geriye Kalan: Aramızdaki Okyanus

İzlanda sinemasının önemli isimlerinden Hlynur Pálmason imzalı Aşktan Geriye Kalan, boşanma sürecindeki bir çiftin kopuş sürecini farklı doğal elementler yoluyla resmediyor.

Pluribus: Hepimiz Biriz 

Bülent Diken, yılın en dikkat çeken dizilerinden Pluribus’u yazdı.

Muhteşem Marty: Rekabetin Politik Dili

Safdie Kardeşlerin hızlı sinema estetiğini 1950’lere taşıyan Josh Safdie imzalı Muhteşem Marty, kahramanının “başarı hikâyesini” sınıfsal eşitsizlikler ve savaş sonrası kapitalist çıkar ilişkileriyle iç içe anlatıyor.