Bir Sinema Psikopatının Listesi: Büyümek ve Özgürleşmek

Paylaş
truf

Mithat Alam’ı tanımadan önce, adının verildiği film merkeziyle tanıştım. Ülkemizde bir sinema merkezi yokken, arşivler kilit altında tutulurken sinemayla ilgilenen herkese açık, gençlere heves veren böyle bir yerin varlığı bana umut ve heyecan vermişti. Mithat Bey’le şahsen 2008 yılında Saraybosna Film Festivali’nde tanıştım. Pozitif enerjisiyle filmden filme koşar, seans aralarında filmler hakkındaki fikirlerimizi pür dikkat dinlerdi. Belki onunla az sohbetimiz oldu ama sinemaya kazandırdıklarından dolayı onu yakından tanıyor gibiydim. ‘Sinemayı Seven Adam’ kitabı sayesinde sanki onunla sohbetimiz devam ediyor ve onu daha iyi tanıyorum. Kitapta, onun büyüme filmlerine olan ilgisini okuyunca beni de hayatım boyunca en derinden etkileyen filmlerin çoğunlukla bu türden olduğunu düşündüm. 400 Darbe’yi ilk kez çocukken TRT’de izleyip büyülenmiştim. İlk gençliğimde ise film nerede oynasa gidip izlerdim. Emek Sineması’nda, Cerrahpaşa Tıp’ın sinema salonunda, Fransız Kültür’de, çocukluk aşkım Antoine’ı ve ezbere bildiğim sahneleri, beden eğitiminden kaçmasını, daktilo çalmasını, cebinden çıkan kâğıt parçasıyla sigara sarmasını tekrar tekrar izlemek için giderdim. Bir Tadım Bal’ı ilk izlediğimde ise on dört yaşındaydım, ailemle Londra’da yaşıyorduk. Kalabalık bir devlet ortaokulunda okuyordum. Büyük ve tozlu toplantı salonunda ara ara sosyal ders mahiyetinde film gösterirlerdi. Bir Tadım Bal’da siyah bir gemiciden hamile kalan liseli genç kızın hikâyesi anlatılıyordu. Annesi tarafından terkedilen Jo’yu eşcinsel arkadaşı Geoffrey destekliyor ve ona bebeği beraber büyütmeyi teklif ediyordu. Sıradışı bir varoluşun da mümkün olduğunu gösteren bu özel filmin uzun zaman tesiri altında kaldım. Listedeki bazı filmler sert ve çıkışsız. Tabii her büyüme hikâyesi umutlu olmayabiliyor. Ancak asıl etkileyici olan bu filmlerdeki karakterlerin isyanı, arayışları ve özgürleşme çabaları. Keşke Mithat Alam Film Merkezi gibi salonlar çoğalsa, hatta Mithat Bey’in zamanında müdavimi olduğu repertuar sinemaları açılsa da görmeyenler bu filmleri büyük perdede izleyebilse. Belmin Söylemez

Büyümek ve Özgürleşmek
BELMİN SÖYLEMEZ

1. 400 Darbe (Les Quatre Cents Coups, 1959)
YÖN: FRANÇOIS TRUFFUAT
2. Bir Tadım Bal (A Taste of Honey, 1961)
YÖN: TONY RICHARDSON
3. Besle Kargayı (Cría Cuervos, 1976)
YÖN: CARLOS SAURA
4. Uzun Mesafe Koşucusunun Yalnızlığı (The Loneliness of The Long Distance Runner, 1962)
YÖN: TONY RICHARDSON
5. İvan’ın Çocukluğu (Ivanovo Detstvo, 1962)
YÖN: ANDREY TARKOVSKİ
6. Akvaryum (Fish Tank, 2009)
YÖN: ANDREA ARNOLD
7. Persepolis (2007)
YÖN: MARJANE SATRAPI, VINCENT PARONNAUD
8. Pixote (Pixote: A Lei do Mais Fraco, 1981)
YÖN: HECTOR BABENCO
9. Bebek Evine Hoşgeldiniz (Welcome To The Dollhouse, 1995)
YÖN: TODD SOLONDZ
10. Ida (2013)
YÖN: PAWEL PAWLIKOWSKY

Paylaş