Secret Beyond the Door…

Paylaş

Secret Beyond the Door… (1947)

Fritz Lang’ın “talihsiz bir macera” olarak nitelediği Secret Beyond the Door…, sık sık Hitchcock’un Rebecca’sının (1940) başarısız bir versiyonu olarak anılır. Lang ve Bennett’ın The Woman in the Window (1944) ve Scarlet Street (1945) gibi işbirliklerinin sonuncusu olarak tarihe geçen film, gişede de büyük bir başarısızlığa uğruyor. Ama filmin zamanın ruhuna uygun ‘pop-Freudyenliği’nin, Stanley Cortez’in muhteşem siyah beyaz görüntü yönetiminin ve tekinsiz atmosferinin cazibesine kapılmamak çok zor.

Joan Bennett’ın canlandırdığı Celia’nın Meksika tatilinde, pazarda çıkan bir kavgada elinin hemen yanına saplanıveren bıçak, adeta tanrısal bir uyarı işlevi görüyor. Ölümü ve arzuyu aynı anda hissettiği bu an, üzerinde bir çift göz hissediyor Celia. Kalabalığın üzerinde gezdirdiği gözleri karşısına Mark Lamphere’i (Michael Redgrave) çıkarıyor. Yıldırım hızıyla bu hiç tanımadığı adamla evlenen Celia’nın Mark’ın malikânesine taşınmasından sonra film giderek daha da gotik bir havaya bürünüyor. Secret Beyond the Door…’un asıl çarpıcı yanı, kilitli kapının arkasından çıkacak olandan daha fazlası: Mimar Mark’ın vazgeçemediği koleksiyonu. Mark içinde cinayetler işlenmiş olan odaların birebir kopyalarını biriktiriyor devasa malikânesinde. Hitchcock’un kıskanacağı bir hobi!

Paylaş